Spor ve Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı vücut postürleri
Postür nedir? Neden önemlidir?
Postür , vücudun her kısmının ,kendisine bitişik segmente ve bütün vücuda oranla en uygun pozisyonda yerleştirilmesidir.
Postürün düzgün olmayışı zamanla kas ve eklemlerde kalıcı değişikliklere ve bunlarda birçok farklı hastalığa neden olur .
Bu yüzden düzgün postür bilinmeli ve yaşam boyunca dikkat edilmelidir.

Nasıl uyumalı?
Omurganın uyku sırasında dinlenebildiği ve rahatladığı yatış sırtüstü ve yan yatıştır. Yüzüstü yatış omurganın dinlenmesine olanak vermez.
Sırtüstü ve yan yatışta da vücut kısımları yastıklarla desteklenirse daha rahat bir yatış sağlanır.

Masa başında otururken nelere dikkat etmeli?
Masa başında otururken omurganın mümkün olduğunca eğilmemesine ve dik durmasına , masa ve sandalye yüksekliğinin buna göre ayarlanmasına ve
mümkün olduğunca masaya yakın çalışılmasına dikkat edilmelidir.Ayrıca
sandalye bel kavisini destekler tarzda olmalı , ayaklar altına 5-10 cm yüksekliğinde bir cisim konulmalıdır.

Bedensel olarak çalışanlar; aman postüre dikkat
Cisimleri bir yerden başka bir yere taşırken belinizin eğik değil de dik pozisyonda olmasına dikkat ediniz.Herhangi bir ağırlığı taşımanız gerekirse yükü vücudunuza simetrik olarak paylaştırdıktan sonra taşıyınız.
Yerden bir cismi alırken dizlerinizi kırınız ve çömelerek alınız.
Bir eşyayı alırken ona doğru uzanmayınız,yanına iyice yaklaşınız ve öyle alınız.
Ağır bir cismi bir yerden bir yere çekerek ve iterek tek başınıza götürmeyiniz.

Yemek yerken postür nasıl olmalı?
Masa başında veya yerde yemek yeme sırasında omurga mümkün olduğunca dik durmalıdır.Yemek üzerine eğilmemeli,yemek ağız seviyesine getirilmelidir.

 

Spor yaşamımızı uzatır mı?
. Spor yapma düzeyi ile çeşitli kronik hastalıklar nedeniyle ölüm arasındaki ilişkinin ters orantılı olduğunu gösteren çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. Araştırmalarda konu olan hastalıklar genellikle kalp rahatsızlıkları ve kanserdir.

. Spor ve sağlık konularında dünya çapında dünya çapında en tanınmış araştırmacılardan birisi olan Dr. Paffenberger\’in, iş yerindeki hareket düzeyi ile kalp hastalıklarından ölüm arasında bir ilişki olup olmadığı araştırmak için yapmış olduğu bir çalışmanın sonucuna göre, bir kişinin mesleğindeki hareketlilik düzeyi arttıkça, kalp hastalıklarından ölme riski azalmaktadır.

. Bir diğer araştırma, bu hipotezi bağırsak kanseri için uygulamış ve aynı doğrultuda bir sonuç çıkarmıştır:Günlük yaşamında hareketli olan kişilerde bağırsak kanserine daha düşük oranlarda rastlanmaktadır.

. Harvard Üniversitesi\’nden mezun olan ve yaş grubu 35-74 arasında bulunan 16.939 kişi üzerinde gerçekleştirilen bir diğer araştırma sonucuna göre, düzenli olarak spor yapan kişilerde kalp krizi geçirme riskinin % 26 oranında azaldığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonuçları yorumlandığında, düzenli spor yapan kişinin beklenilen yaşam süresini iki yıla kadar uzatabileceği anlaşılmıştır. Bu araştırmanın başka bir ilginç bulgusu ise, üniversitedeyken spor takımında olan sporcuların, sporu tamamen bırakmaları halinde, yaşamında hiç spor yapmamış olan kişilerle aynı risk grubuna girmiş olmalarıdır. Öte yandan, yaşamında ilk defa spor yapmaya başlayan bir kişi, orta yaşı geçtikten sonra bile spora başlayıp bunu düzenli sürdürdüğü takdirde, sporu uzun yıllardır yapan bir kişiyle aynı yararları görebilir. Kısacası, sporun nimetlerinden yararlanabilmemiz için, önemli olan genç yaşlarda başlamış olmak değil, başladığımızda düzenli sürdürmektir.

. Kondisyon düzeyi ile ölüm oranı arasındaki bağlantıyı incelemek için yapılmış olan en ayrıntılı ve kendisinden en çok söz ettiren araştırma, 1989 yılında Amerikan Tıp Birliği\’nin Dergisinde (JAMA) yayımlanmış olan bir çalışmadır. Söz konusu araştırma, 10.2242\’ü erkek ve 3.120\’si kadın olmak üzere toplam 13.346 kişi üzerinde uygulanmıştır. Deneye katılabilmek için hiçbir kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon, beyin kanaması, felç veya şeker hastalığı gibi rahatsızlıkların bulunmaması önkoşul olarak belirlenmiştir. Deneyde yer alan kişiler yıllar süren sağlık muayeneleri sonucunda elenerek seçilmiştir. Araştırma sekiz yıl sürmüş; sekiz yılın sonunda 240 erkek ve 43 kadın yaşamlarını yitirmiştir. Aşağıda sunulan tabloda görüleceği gibi, tamamıyla hareketsiz olan kişiler ile biraz hareketli olan kişiler arasındaki ölüm oranı neredeyse yarı yarıyadır. Kondisyon arttıkça ölüm oranı marjinal düzeylerde azalmaya devam etmiştir.

Kondisyon Düzeyi Ölen Erkek Sayısı Ölen Kadın Sayısı
1 (en düşük) 75 18
2 40 11
3 (orta) 47 6
4 43 4
5 (en yüksek) 35 4
Toplam 240 43

Kaynak: journal of Amerikan Medine, 3 Kasım 1989.

Sporun önde gelen yararlarından birisi, belki de en önde geleni, kalp ve damar sistemi üzerindeki olumlu etkileridir.

Spor yaşamınıza neler katar?
Stresle mücadelede spor
Stresi, vücudumuza girmeye çalışan bir şeytana benzetmekten kendimi alamıyorum. Bu şeytanın amacı ise, bütün sistemimizi alt-üst ederek sağlığımızı yitirmemize çabalamaktır. Bunu da hormonun desteği ile yapmaya çalışır.

Stresli olduğumuz durumlarda adrenalin adı verilen hormonlar serbest bırakırlı. Söz konusu bu hormon, vücutta dolanarak tansiyon ve kalp atışlarını yükseltir, nefes alma sıklığımızı arttırır ve kan şekerimizi çıkartır.(53) Vücudumuzdaki bu değişiklikler sonucunda, gergin veya sinirli oluruz. Bu stresi yaratmış olan nedenlerle mücadele edemeyeceğimiz durumlarda, uzun süreli gergin ve sinirli kalabiliriz. Stresi uzun süre üzerimizden atamaz ve hiç gevşemezsek, vücudumuz bu olağanüstü durum ile baş edemeyebilir.
Örneğin, stres yaratan durum uzun süre devam eder ve kalp atışları kontrol altına alınamazsa, kalbimiz bu yükü kaldıramayabilir. Dolayısıyla, ya stresi yaratan durumu yok etmemiz veya stresin vücudumuzda neden olduğu olumsuz etkileri en aza indirmemiz gerekmektedir. Biz ikinci alternatif üzerinde duracağız.

Spor yaparak stresle mücadele etmek mümkündür. Sporun iki yönden yararı vardır; hem vücutta fizyolojik değişikliklere neden olur, hem de psikolojik açıdan destek verir.

Sporun fizyolojik yararları

* Spor yaptıkça, akciğerlerdeki esneklik artar
Esnek bir akciğer, her nefes alışımızda daha çok oksijen almamızı kolaylaştırır. Böylece, hücrelere daha çok oksijen ulaşabilir. Özellikle stresli durumlarda artan oksijen ihtiyacımızı karşılamak açısından, akciğerin, sistemimize destek verme kapasitesinin artması önemli ölçüde yardımcı olabilir.

* Düzenli spor yapan kişilerin dinlenme halindeki kalp atım hızı, spor yapmayan kişilere oranla daha düşüktür.

Düzenli spor yapan kişi, stres altındayken, kalp atışları spor yapmayan kişilerden daha düşük düzeyde kalır ve yavaş yavaş yükselir. Halbuki, vücudu hareketsizliğe alışmış bir kişinin kalp atışları aniden fırlayabilir.
Birdenbire başlayan bir kavgada veya sinir bozucu bir haber aldığımızda, daha önceden sözü edilen adrenalin hormonları, bol miktarda serbest bırakılır. Bunun sonucunda, dinlenme halindeki kalp atım hızı yükselir. Kondisyonlu bir vücutta, adrenalin hormonlarının serbest bırakılma oranlarını denetim altına almak, dolayısıyla kalp temposunun iniş-çıkışlarının aşırıya kaçmamasını sağlamak kolaylaşır.
Kalp atışlarının düşük kalabilmesinin önemi, özellikle bir şok anında fark edilebilir. Düşük kalp atışları, aniden çok yükselebilecek olan kalp atışları yüzünden gerçekleşebilecek bir kalp krizine karşı bir önlemdir.Ayrıca, kişi stres altındayken kalp atışları düşükse daha sakin kalabilir ve duygularını daha rahat kontrol altına alabilir.
* Spor yaparken endorfin hormonları üretilir
Genellikle, yapmakta olduğumuz sporu en az 30 dakika devam ettirdikten sonra, endorfin hormonları salgılanır. Endorfinin vücuttaki işlevi morfine benzetilmektedir. Hem doğal bir ağrı kesici, hem de yatıştırıcı niteliği vardır.

* Yorucu ve stresli bir iş gününün sonunda spor yapmak, gün boyunca stresin yarattığı etkilerden arınmamıza yardımcı olur.
Stresli bir günü sonunda, vücutta büyük bir olasılıkla adrenalin hormonları birikecektir. Vücutta bu hormonlardan gereğinden fazla olduğu sürece rahat etmemiz ve sakin olmamız oldukça zordur.
Yapılan araştırmalar, spor sonucunda hızlanmakta olan metabolizmanın, adrenalin hormonlarından daha çabuk kurtulmamızı sağladığını göstermektedir. Ayrıca, kişinin iş yerindeyken sinirlenmesine, üzülmesine yada endişe etmesine neden olan olayları aklından çıkarmasına yardımcı olabilir. Böylece, akşam yemeğinde de surat asmamış oluruz!
Yarım saat spor yaptıktan sonra, vücudumuzda serbest bırakılmaya başlanan endorfin hormonları, daha önceden söz ettiğimiz gibi, bizi yatıştırır ve rahatlatır. Sağlık açısından bu, sinirlerimizi yatıştırmak için alabileceğimiz ilaçlardan çok daha mantıklı bir çözümdür.
Sporun, ilaçlardaki gibi sağlığımıza dokunabilecek hiçbir yan etkisi olmaması bir yana, artık hepimizin bildiği birçok yararı da vardır. Başka bir deyişle, hem ilaçlara olan bağımlılığımızın azalması, hem de vaktimizi iyi değerlendirmenin verebileceği haz duygusu, günün sonunda spora başvurmamız için yeterli nedenlerdir.

Sporun psikolojik yararları
*Kronik psikolojik stresin birikmesini önler
Bu tür stres hem tansiyon, hem de kalp rahatsızlıklarını artırabilecek risk faktörüdür.(55)

*Uykusuzluktan kurtulmamızı sağlar
Uykusuzluk çekmek, stresin neden olabileceği tipik sonuçlardan birisidir. Uykusuz kaldıkça, stresle baş edebilmemiz de zorlaşır. Düzenli spor yapmak, geceleri daha rahat uyumamızı sağlayarak uyku alışkanlığımızı normal akışına sokabilir.Uykumuzu almak, stresli durumlara karşı dayanıklı olmamıza yardımcı olur.

*Ruhsal açıdan bizi çok rahatlatır
İnsan spor yaparken problemlerini, dertlerini ve sıkıntılarını unutup, kısa bir süre için de olsa, yaptığı etkinliğe konsantre olur.Ayrıcai yararlı bir uğraş olduğu için, kişi kendisiyle gurur duymaya başlar. Sıkıntı, yerini başarı duygusuna bırakır. Spor yapmak özellikle, güvensizlikten veya boşluktan kaynaklanan stres ve bunalımdan kurtulmaya yardımcı olur.

*Futbol gibi bir takım sporu yapılıyorsa, kişi hem sosyal iletişim kurar, hem de ortak bir hedef için takımıyla birlikte mücadele verir.
Diğer takımı yenmek olan bu hedef gerçekleşirse, büyük bir heyecan, mutluluk, gurur ve başarının getirdiği duygular yaşanır. Şayet yenilgi ile sonuçlanacak olursa, bir sonraki maça kadar ortak bir hedef uğruna çalışmaya devam edilecektir. Kişi, tek başına yapılan sporlarda da kendine buna benzer hedefler koyabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s